Merhaba, ben Alper Rozanes

Sunum yapan ekiplerin karmaşık fikirleri net bir şekilde aktarmalarına yardımcı oluyorum.

Sonuç? Daha kısa toplantılar, daha hızlı alınan kararlar ve sizi ilgiyle dinleyen bir kitle.

SUNUMLARDAKİ GENEL PROBLEM NE?

Şirket içinde yapılan birçok sunum sıkıcı ve dinleyenlere vakit kaybettiriyor.

Eğri oturup doğru konuşalım mı?

  • Size yapılan bir sunum esnasında “Bitse de gitsem” diyorsunuz.
  • Ekibiniz günlerce slayt hazırlıyor ama kimse hatırlamıyor.
  • Mesaj net olmadığı için, önemli kararlar erteleniyor.
  • Yetkin insanlar bile, basit fikirleri anlatmakta zorlanıyor.

DAHA İYİSİ MÜMKÜN

Sunumların amacı aslında ekipleri daha iyi yönlendirmek ve daha çabuk karar alabilmelerini sağlamak değil mi?

O halde şöyle bir durumu hayal edin:

  • Sunumlar kısa ve kolay anlaşılır hale geliyor.
  • Sunumu yapan kişi olarak kendinize güveniniz artıyor.
  • İnsanlar sizin sunumlarınızı merakla bekliyor.

SADECE YAPMIŞ OLMAK İÇİN SUNUM YAPMAYIN

Çünkü bazen sunumu yapan kişi olarak siz bile “Bir an önce bitsin de gideyim” diyor olabilirsiniz.

Veya gelecek sorulardan çekindiğiniz için sunumu ertelemek isteyebilirsiniz. Bu durumda size bir kötü bir de iyi haberim var.

Kötü haber: Çoğu sunum işe yaramıyor ve sadece daha fazla kafa karışıklığı yaratıyor.

İyi haber: Sadece sunumlara yaklaşımınızla ilgili birkaç küçük dokunuş yeterli.

Birkaç farklı dokunuş ve hazırlık şekli ile, sizin de sunumlarınız siyahla beyaz kadar fark yaratabilir. Bunun için aylarca PowerPoint programını hatim etmenize gerek yok.

SİZE 3 ŞEKİLDE DESTEK VEREBİLİRİM

1. Haftalık Sunum Tüyoları

Toplantılarda ve şirket içi sunumlarda daha etkili iletişim kurmak isteyen profesyoneller için kısa ve pratik haftalık ücretsiz e-posta mesajları.

2. Fark Yaratan Sunumlar Kitabı

Etkili bir sunumu meydana getiren üç ana unsur var: İçerik, Tasarım ve Sunuş. Özellikle içerik oluşturma tavsiyeleri ve tasarım yönlendirmeleri içeren bu kitabı okuduktan sonra siz de sunumlarınızda fark yaratabilirsiniz.

3. Grup İçi / Özel Sunum Koçluğu

Bireysel ya da ekip halinde, mesajınızı daha net, etkili ve ikna edici bir şekilde iletebilmeniz için gerçek sunumlar üzerinden ilerleyen, pratik odaklı bir çalışma yapabiliriz.

Tekrar merhaba!
Bu da benim hikâyem:

2007 yılında, bir grup satın alma uzmanının karşısında sunum yapmaya hazırlanıyordum. O dönem iş güvenliği ekipmanları satıyordum ve elimde lazer işaretleyiciyle, satış sunumumla herkesi etkilemeyi umuyordum.

Ama aldığım tek tepki sessizlik oldu. Daha kötüsü, bu sessizlik saygıdan değil, ilgisizlikten kaynaklanıyordu. O an anladım ki dinleyicilerle bir bağ kuramamıştım.

(Şimdi geriye dönüp baktığımda, slaytlarımın karmakarışık, anlatacaklarımın ise oldukça dağınık olduğunu görebiliyorum.)

Sunumlarda yaşadığım başarısızlıklar sadece o gün orada da kalmadı. Her biri başka bir toplantıda, başka bir satış görüşmesinde kendini tekrar eden hatalar yaptım. Her bir hata, kaçırılmış başka bir fırsat anlamına geliyordu. Her başarısızlık, kendimle ilgili daha fazla şüphe yaratıyordu ve, inanın bu kolay kabullenilebilen bir durum değil.

Bir noktada, artık yeter dedim. Kendimi geliştirmek için ciddi bir yola girdim. Kitaplar okudum, eğitimlere katıldım, konuşma kulüplerine dahil oldum. Her sunumu, her konuşmayı bir öğrenme fırsatı olarak görmeye başladım.

Bu süreçte fark ettiğim en önemli şey şu oldu: Etkili iletişim, karşımızdakini ikna etmeye çalışmakla değil, onunla bağ kurmakla başlıyor.

Gerçek kırılma noktası ise, artık karşımdaki insanları “kazanmaya” değil, anlamaya odaklandığımda geldi. Samimiyetin ve sadeliğin sadece moda kelimeler değil, kalıcı etki yaratan iletişimin temeli olduğunu işte o zaman anladım.

Yaptığım tüm işlerde ve verdiğim eğitimlerde, bu samimiyeti ve sadeliği sunumlara ve genel anlamda şirket içindeki iletişime aktarmaya yardımcı oluyorum.